
Değerli Düşünce ve Tarih Okurları;
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temel taşlarından birisi 4-11 Eylül 1919 tarihinde toplanan Sivas Kongresinde atılmakla birlikte, bu devletin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk bir sözünde:
“Türk milleti zamanı geldiğinde savaşı barıştan daha çok sever” diyor. İşte bu cümlenin karşılığını asil Türk milleti Kurtuluş Savaşı’nda göstermiş; İngiliz, Fransız, Rus ve Amerikalıların oyuncağı olan Yunanlılara batıda, Ermenilere de doğuda gereken dersi vererek “Türk’e kefen biçenlerin ölümlerinin korkunç olduğunu” 9 Eylül’de bütün dünyaya ispat etmiştir. Bu arada milletleşme sürecinde bir kültür vasıtası olarak dil, en başta gelen unsurdur. Millet denilen sosyal varlığın temelini de aynı dili konuşan insanların meydana getirdiğinin farkındaki Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucuları 26 Eylül 1932 tarihinde I. Türk Dili Kurultayı’nın toplandığı günü Türk Dili Bayramı olarak kutlama kararı almışlardır ki, bu anlamlı günün 94. yıldönümüne ulaşmanın sevincini yaşamaktan mutluluk duyuyoruz.
Kıymetli Düşünce ve Tarih okurları, bu sayımızda da sizleri birbirinden değerli yazılarla buluşturmaya devam ediyoruz. Bundan nerdeyse 271 yıl önce Anadolu’ya bir görev icabı gelen Macar asıllı bir Fransız subay ve diplomat olan Baron de Tott’un hatıralarını ihtiva eden “200 Yıl Önce Türkiye” adlı yazısında eski zaman İstanbul’undan manzaralar göreceksiniz. Prof.Dr. Saadettin Yağmur Gömeç, “Saha (Yakut) Türklerinin İstiklal Hareketleri” adlı çalışmasında Türk Dünyasının en uzak köşesinde yaşayan Saha Türkleri hususunda bize bilgiler aktarmaktadır. Bu sayımızda Türk Dili Bayramı vesilesiyle Doç.Dr. İsmail Yavuz Öztürk’ün kaleme aldığı “Türk Dil Bayramı: Tarihî Mirastan Güncel Jeopolitik Eksene” konulu çalışmasına da yer verdik. Yine Sayın Erdem Murathan Kaplan “Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkuresi’nde Türk Dilinin Yeri” adıyla benzer bir incelemeye imza atmıştır. Dr.Mustafa Alperen Taş “Türk’ün Şanlı Zaferleri” konulu makalesinde, ağustos ayında kazanılan başarılara değinmektedir. Araştırmacı yazar Sayın Yasemin Meydan ise “Suriye’de Yeni Dönem: Esed Sonrası Denge Arayışı ve Türkiye’nin Stratejik Konumu” isimli yazısında Suriye’nin bugünkü durumu hakkında bize bilgiler vermektedir. Şerafettin Güç Bey “Osmanlı Hukukunda Bir Ceza Olarak Sürgünün Karamanoğullarına Yansıması” konulu çalışmasını bizimle paylaşmıştır. Mehmet Törehan Serdar Hocamız’da “Zamanın Ötesinde Biri Müştak Baba (Müştak-i Bitlisi)” adlı yazısında Bitlis’ten çıkan bir değeri anlatmaktadır. Son olarak her zamanki gibi Coşkun Bağır Hocamız “Saklı Güfteler” yazı dizisinde bizi yine bir şarkı ile buluşturmaktadır.
Saygılarımızla.
Prof. Dr. Saadettin Yağmur GÖMEÇ